TALUS OCD (ayak bileği kıkırdak yaralanmaları)

TALUS OCD(=OSTEOKONDRAL DEFEKT=KIKIRDAK HASARI)

Talus ayak bileğinde kaval kemiğinin alt yüzeyi kıkırdak kısımıyla ayağı bağlayan kilit bir kemiktir. Talusun   büyük bir kısmı eklem kıkırdağı ile kaplıdır. Özellikle ayak bileği eklemine bakan kısmı tamamen kıkırdakla kaplı olup kıkırdak yaralanmaları sık görülür.

İşte bu talus denen kemiğin Ayak bileği eklemine bakan kıkırdak  yüzeyinde meydana gelen kırıklar, ezilmeler, çürümeler talus OCD olarak adlandırılır.

Neden olur?

Bu kemik kıkırdak yüzeyinde olan kırıklar makrotravma denen büyük bir travma, burkulma sonrası gelişebileceği gibi tekrarlayan mikrotravmalar yani küçük küçük gelişen zorlamalar sonrasında da oluşur. Hiçbir neden olmadan gelişen durumlar olduğu gibi bunlar çok nadiren kendiliğinden oluşur. Yani genellikle burkulma gibi bir travma öyküsü görülür.

En sık kimlerde görülür?

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki bu durum erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla görülür. Yaş olarak da en sık 20-35  yaş arası gençlerde görülür. Her iki ayak bileğinde görülmesine %10 oranında rastlanır.

Ne gibi şikayetler yapar?

Hastalarda genellikle zaman zaman zorlama ile olan ya da uzun süreden beri devam eden ve aktivite ile ortaya çıkıp artan zonklayıcı batıcı ayak bileği ağrısı şikayetleri olur. Bu ağrıya şişme, takılma hissi, eklemden ses gelmesi, kilitlenme gibi yakınmalar da eşlik edebilir. Hastanın muayenesinde ağrı, hassasiyet, hareket kısıtlılığı, ödem, bilekte güçsüzlük ve instabilite denen eklem sağlamlığının bozukluğu tespit edilebilir.

Tanı nasıl konur?

İyi bir fizik muayene ve öykünün ardından hastalara röntgen çekilir. Bariz büyük yaralanmalar röntgenle tespit edilebilir. Ancak detaylı teşhis için MR çekilmesi gerekmektedir. MR ile kesin teşhis konulur.

Tedavisi nasıldır?

Tedavi muayene sonrası röntgen ve MR ile yapılan teşhis sonrası kıkırdak hasarının sınıflandırılmasına göre yapılır.

Cerrahi dışı tedavi seçenekleri nelerdir?

Erken dönemdeki kırdığın bütünlüğünün bozulmadığı yani ayrılmamış kıkırdak yaralanması olan hastalar cerrahi dışı tedavi ile takip edilebilir. Bu tedavi de istirahat, ayak bileklikleri, gerekirse alçı uygulaması, koltuk deneyi kullandırarak yük verilmemesi şeklinde olur. Bu tarz kısıtlama tedavisinden 6-8 hafta sonra hasta tekrar muayene edilir ve tetkikleri yenilenir.

Ameliyatsız tedaviye rağmen kıkırdak iyileşmiyorsa,  tanı konulduğu anda ileri evrede kıkırdak hasar fazla olan hastalarda, kıkırdak kırılıp eklem içine serbest olarak parçalarının düştüğü durumlarda, kırdığın alt kısımdaki kemikte kistin geliştiği olgularda cerrahi tedavi önerilir.

Cerrahi tedavi seçenekleri nelerdir?

1-1.5 cm boyutundaki hasarlarda Artroskopik (kapalı) ameliyat yöntemiyle hasarlı kıkırdak bölgesi temizlenir. Ardından hasarlı bölgeye kemik iliğine doğru delikler açılır. Bu yönteme mikrokırık yöntemi denir. Açılan deliklerden kıkırdak bölgesine doğru kan ve kemik iliği akışı sağlanarak kıkırdak oluşumu uyarılır.

Kıkırdak hasarının 1,5-2 cm ve üstünde olduğu vakalarda mozaikplasti denen bir yöntem uygulanır. Bu yöntemde diz eklem kıkırdağında küçük tüpler şeklinde kıkırdak alınarak ayak bileğine nakil edilir.

PRP uygulaması yapılır mı?

Erken evredeki cerrahi olmayan hastalarda veya cerrahi sonrası  iyileşmeyi teşvik etmek için PRP uygulanabilir.

facebook'da paylaşın

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir